4 Mevsim Tarım Dergisi Haziran 2017 Sayısında FİDEBİRLİK Faaliyetlerine İlişkin Makale

4 Mevsim Tarım Dergisi Haziran 2017 Sayısında FİDEBİRLİK Faaliyetlerine İlişkin Makale

1. Birliğin genel olarak faaliyetleri:

Birliğimizin üyelerine yönelik olarak gerçekleştirdiği faaliyetlerin başında eğitimler gelmektedir. Bunlar; fide hastalıkları ve hijyen eğitimi, fide üretim ekonomisi ve maliyet muhasebesi eğitimi, modern fide üretim teknikleri eğitimleri, mevzuat eğitimleri ile iş sağlığı ve güvenliği eğitimidir. FİDEBİRLİK ayrıca medyaya yönelik olarak da faaliyetler gerçekleştirmektedir. Gerçekleştirilen bu faaliyetler arasında basın bültenleri, tarım dergilerine röportajlar ve makaleler ile televizyon programlarına katılım bulunmaktadır. Diğer yandan birliğimiz her yıl yapılan Growtech/ANTALYA Uluslararası Tarım Fuarına katılarak, yerli ve yabancı şirket ve konuklara Türkiye Fide Sektörü hakkında bilgilendirmede bulunmaktadır.

Birliğimizin en önemli faaliyetlerinden birisi de Avrupa Fide Üreticileri Birliği’nin bir üyesi olarak söz konusu kuruluşun yıllık kongre ve sempozyumlarına katılarak, fide üretim teknolojisindeki son gelişmeler ve araştırma sonuçlarını üyeleri ile paylaşmaktır.

2.Fide Üreticileri Birliği’nin faaliyet gösterdiği alanda Türkiye’nin potansiyeli, yapılan çalışmalar, genel olarak Dünya’daki gelişmeler nelerdir?

Ülkemizin toplam sebze alanı 2015 yılı TÜİK verilerine göre 8,5 milyon dekar civarındadır. Bu alanın sebze fidesi ihtiyacı da yaklaşık olarak 15 milyar adettir. Bu nedenle fide sektörünün önünde büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Hazır fidenin çiftçiler tarafından verim ve kaliteye etkisi görüldükçe talepte de her yıl artış görülmektedir. Ülkemizde fide sektörünün önümüzdeki 10 yıl içinde yılda en az %10 civarında büyümesi beklenmektedir.

Üretilen sebze fideleri içinde aşılı sebze fidesinin miktarı henüz 175 milyon adettir. Bu miktar, aşı yapılabilen sebze türlerinin (domates, patlıcan, biber, karpuz, kavun, hıyar) henüz %3’ü düzeyindedir. Bu oran Japonya ve G. Kore gibi ülkelerde bu türlerde %90’lara ulaşmış bulunmaktadır. Ülkemizde ise bu teknolojinin gelişmesi yavaş seyretmektedir. Aşılı fide üretiminde işçi kullanımı aşısız fideye göre 2-3 katı daha fazla olup başta işçilik olmak üzere anaç maliyetleri de aşılı fide fiyatını aşısız fideye göre yine 2-3 katı artırmaktadır. Bu teknolojinin gelişimi önündeki en büyük handikap ise yüksek fide fiyatıdır ve bu durum da çiftçinin aşılı fideye talebi önündeki en büyük engeldir. Konuya ilişkin olarak Birliğimiz Gıda Tarım ve Hayvancılık nezdinde girişimlerde bulunmuş olup, aşılı ve aşısız fideye orantılı olarak çiftçi fide alım desteği verilmesini talep etmiştir.

Aşılı fideye ilişkin Dünyada da çok araştırma ve teknoloji geliştirme çalışmaları yapılmaktadır. Bu bağlamda Japonya’da başlayan Güney Kore ve diğer bazı Kuzey Avrupa ülkelerinde geliştirilen aşı robotu bu alandaki en büyük yeniliktir. Ülkemizde de bazı üniversitelerimiz aşı robotu teknolojisi üzerinde çalışmalar yapmaktadır.

3.Sektörle ilgili üretim, ihracat ve ithalat verileri

Fide Üreticileri Birliği’ne halen kayıtlı üye sayısı 120’dir. Bu kayıtlı üyelerimizin 2016 yılında ürettiği sebze fidesi 3 milyar adet ve çilek fidesi de 70 milyon adet civarındadır. Ancak üyemiz olmayan ve kayıt dışı üretim yapan işletmelerin üretim miktarı düşünüldüğünde 2016 yılında sebze fidesi üretim miktarının 4 milyar adeti aştığı tahmin edilmektedir.

Fide sektörünün ihracatı, yıllık üretilen fide miktarının yanında ihmal edilebilir bir düzeydedir. Bunun en önemli nedeni de sebze fidesinin hassas ve kırılgan bir yapısının olması, uzun yola dayanıklılığının düşük olması ve komşu ülkelerdeki karantina mevzuatı nedeniyle gümrük kapılarında bekleme süresinin sıkıntı yaratmasıdır.

Benzer bir şekilde sebze fidesi ithalatı da yapılmamaktadır. Bazı topraksız tarım sebze üreticileri bundan 4-5 yıl önce özel bir fideye talepleri nedeniyle ithalat yapmışlardır. Ancak ithalatta yukarıda sözünü ettiğimiz sorunlarla karşılaşmaları nedeniyle taleplerini ya iç piyasadan ya da kendi fide üretim tesislerinden karşılar duruma gelmişlerdir.

4.Ar-Ge, teknoloji kullanımı ve yenilikler

  • Ar-Ge:

Modern fide üretimine ilişkin Ar-Ge çalışmaları son yıllarda artış göstermektedir. Bunların başında aşılı fide teknolojisinde kullanılan anaçlar üzerinde olmaktadır. Bu çalışmaları da kısaca aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

  1. Aşılı fidede kullanılan türlerin gen kaynakları ve bunların anaç potansiyelleri,
  2. Aşı anaçlarının genotiplerinin aşılı fidenin bitki gelişimi, verim ve meyve kalitesi üzerine etkileri,
  3. Aşı anaçlarının aşılı fideden elde edilen ürünlerin raf ömrü üzerine etkileri,
  4. Aşılı fidenin üretim alanlarındaki kuraklık, toprak tuzluluğu gibi stres koşullarına dayanıklılığı üzerinde çalışmalar.
  • Teknoloji kullanımı:

Türkiye’de Fide Sektöründe teknoloji kullanım düzeyi tarımsal üretimin diğer alanlarına göre oldukça yüksektir. Sektörde yüksek otomasyonla çalışan tohum ekim makineleri kullanımı, sektörde üretim yapan ve kamunun gösterdiği standartlara uyup Birliğimize üye olan işletmelerin hemen hemen hepsinde bulunmaktadır. Tohum çimlendirme odalarında tam otomatik olarak çalışan iklim kontrolü sağlanmaktadır. Fide yetiştirme seralarında sıcaklık ve rutubet kontrolünü sağlayan iklimlendirme sistemleri bulunmaktadır. Üretim tesislerinde fidelerin sulama ve gübrelemesi, gübre doz cihazları kullanılarak otomatik olarak yapılmaktadır. Fidecilikte özellikle aşılı fide üretiminde hijyen koşulları titizlikle yerine getirilmektedir.

  • Yenilikler:

Fide sektöründeki en büyük 2 yenilik tohum ekim makinası teknolojisi ile aşı robotu teknolojisi üzerindeki yapılan araştırmalardır. Tohum ekim makinası üzerinde yapılan çalışmalarda maksimum çimlenme sağlayacak teknolojik gelişme öne çıkmaktadır. Aşı robotunda ise, aşılı fidedeki kaybı minimuma indirecek ve aşı işlemi kapasitesini maksimize edecek araştırmalar ile aşı robotunun verimliliği üzerindeki çalışmalar göze çarpmaktadır.

5.Geleceğe ilişkin beklentiler ve hedefler

Fide sektörünün önünde duran en büyük sorunlar tohum, üretim tesisi, çevre ve yetiştiriciden kaynaklanan hastalıklar ile tohumdan kaynaklanan çimlenme sorunlarıdır. Bu sorunları kısa sürede ve doğru bir şekilde tanımlayacak akredite ve bağımsız bir laboratuvarın olmaması nedeniyle sektör her yıl büyük sıkıntılar yaşamaktadır. FİDEBİRLİK, konuya ilişkin taleplerini gerek Türkiye Tohumcular Birliği’ne gerekse Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ilgili birimlerine iletmiş bulunmaktadır. Birliğimiz, gelecekte bir AR-GE merkezinin ilk adımı olarak düşünülen hastalıkları tanı laboratuvarının kurulması için üzerine düşen her türlü görevi yerine getirmek için çaba sarf etmektedir.

 

Rahmi KANDEMİR

Yönetim Kurulu Başkanı