S.S.S.

Cevap:

İş yasasında 50 işçiye kadar işçi çalıştıran tarım işletmeleri, sezonluk işçilerin sezon sonu çıkışlarında ihbar ve kıdem tazminatından muaf tutulmaktadır. Fide işletmelerinin aşılı fide üretimine geçmesiyle birlikte şu ana kadar 40 – 50 işçi düzeyinde bulunan sigortalı işçi sayısı bu tür işletmelerde bir çırpıda 150 -200’e çıkmış durumdadır. Bu durumdaki tarım işletmeleri, 50’den fazla sigortalı işçi çalıştırdıkları için ihbar ve kıdem tazminatı muafiyeti hakkını kaybetmektedir. Bunun neticesinde aşılı fide işletmeleri son derece dezavantajlı duruma düşmektedir. Fazla sigortalı işçi çalıştırmakla cezalandırılmaktadır.

Cevap:

Yürürlükteki yönetmelik çerçevesinde yapılan uygulamalarda fide sevkiyatlarının en üst seviyelere ulaştığı dönemlerde muayene elemanlarının işletmelere getirilmesi (Antalya’da sadece 2 eleman söz konusudur), muayene ücretlerinin İl Müdürlüklerine yatırılması ve belge alınması zorunluluğu, işletmeleri durma noktasına getirmektedir.

Sebze fideciliğinin geliştiği diğer ülkelerde böyle bir muayene belgesi yerine işletmelerin ruhsatlandırılması ve buna bağlı rutin denetime tabi tutulması daha sağlıklı ve kalıcı olmaktadır. İşletmeler bir defaya mahsus olmak üzere sezon başında ruhsat ve muayene ücretini yatırmakta ve muayeneye gelen ekipler işletmede sistemden veya üretimden kaynaklanan eksik veya sakıncalı durum gördüklerinde müdahale etmektedir. Böyle durumlarda ruhsatın belirli bir süre iptaline kadar gidilmektedir. Eksikliğin giderilmesi halinde ruhsat tekrar devreye sokulmaktadır.

Şu an 2.5 – 3 milyar adet olan üretim düzeyinin, önümüzdeki yıllarda 5 milyar adeti geçecek olan sebze fidesi üretimine doğru ilerleyen bir sektörde, fide bazında yapılacak olan muayenenin imkansız olacağı ortadadır. Fidan yönetmeliğinden algılanarak yönetmeliğe konan bu muayene sisteminin değiştirilmesi hem kontrol edene ve hem de kontrol edilene büyük kolaylık sağlayacaktır.

Görüşümüz : Fide muayenesi yerine işletme ruhsatının geçerli kılınmasıdır. Her sevkiyat başında alınan fide muayene ücreti yerine bir defada defaten ruhsat ve muayene harcı alınması en doğru olanıdır.

Cevap:

Örtü altı tarımında tohumdan son ürüne kadar birçok hastalık görülebilir. Bu hastalıkların ve kaynağının teşhisi, ancak modern cihazlarla donatılmış ve güven veren bir laboratuarın varlığı ile mümkündür. Oysa toplam fide üretiminin % 75’inin, örtü altı tarımının % 55’inin yapılageldiği Antalya ilinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na ait BATEM’e bağlı bir laboratuar mevcuttur ve bu laboratuar da ihtiyacı karşılamaktan uzaktır. Şöyle ki; bu laboratuar araştırma amacıyla kurulmuştur ve kapasitesi son derecede düşük olup, donanım itibariyle uluslararası metotlara göre teşhis yapmaktan oldukça uzaktır. Bu nedenle laboratuar yetkilileri de teşhis sonuçlarının sadece bilgi amacı ile verildiğini ve hukuksal ihtilaflarda kullanılmasının sakıncalı olduğunu beyan etmektedirler. Geçtiğimiz dönemde laboratuar yetersizliği nedeniyle vahim olaylar yaşanmıştır.

Seracılığımızın modernleşme yolunda önemli mesafeler kat ettiği Antalya’mızda, yüksek kapasiteli modern bir laboratuara acilen ihtiyaç bulunmaktadır.Hollanda’da NAKTUINBOUW modelinde olduğu gibi, bu laboratuarın amacı doğrultusunda kullanılması için yönetiminin, tohum ve fide birliklerine ve denetiminin de kamuya bırakılması, bu önemli eksikliğin giderilmesinde tek çıkar yoldur.

Cevap:

Diğer tarımsal kuruluşlarda olduğu gibi fide işletmeleri de imalat sanayi olarak kabul edilmemekte ve bu nedenle kobi statüsüne alınmamaktadır. Günümüzde çileği temizleyip – 4 derecede depolayan işletmeler imalatçı statüsünde değerlendirilip, kobi desteklerinden yararlandırıldıkları halde, bundan daha çok teknoloji kullanımı içeren fide işletmeleri kobi desteklerinden yararlanamamaktadırlar. Kobi ve Kosgeb kapsamına alınan işletmelerin kullanım hakkı elde ettiği fuar katılım, çalışanların eğitimi, düşük faizli kredi desteği, enerji desteği gibi genel olarak kobilere tanınan haklardan fide işletmelerinin de yararlandırılması, sektörün gelişmesine ve dışa açılmasına önemli katkı sağlayacaktır. 22.04.2009 Tarih ve 5291 sayılı yasa ile KOSGEB mevzuatında yapılan değişikliğe göre, sanayi dışında kalan diğer sektörlerin de KOSGEB kapsamına alınacağı belirtilmekle birlikte, hangi sektörlerin bu kapsam içinde mütalaa edileceği Bakanlar Kurulu kararına bırakılmıştır. Bizim dileğimiz fide sektörünün de kobi kapsamına alınıp KOSGEB destek ve yardımlarından yararlanmasıdır.

Cevap:

Tohumda ve tohumla birlikte mütalaa edilen hazır fidede KDV oranı % 8’dir. Fide siparişini veren bazı bayilerin yanı sıra Tarım Kredi Kooperatifleri’nden daha ucuza ve uzun vadelerde tohum alan üreticiler, aldıkları tohumu fide işletmelerine getirmekte ve getirdikleri tohumun bedelinin fide bedelinden düşülmesini istemektedirler. Ancak bu durumda, vergi idaresi, kalan borcu % 18 KDV uygulamasına tabi tutmaktadır. Fide işletmelerinin belli ölçüde finansman yükünü hafifleten bu uygulama esasen finansman sıkıntısının had safhaya ulaştığı bu kriz ortamında fide işletmeleri için mantıklı bir tedbir olarak düşünülebilirdi. Ancak, üreticinin ödeyeceği bedelin % 18 KDV’ye tabi tutulması, KDV mahsup imkanı bulunmayan üretici tarafından kabul edilmemektedir. Bu durumda üretici tohumu tekrar bayiye vermekte, bayi ise bu tohumu, zorunlu bir kar koyarak fide işletmesine satmakta ve fide işletmesi de tohum dahil fideyi daha sonra % 8 KDV ile üreticiye satmaktadır. Üreticiye ekstra mali külfet getiren bu uygulamanın önüne geçmek için defterdarlıklar nezdinde firma bazında yaptığımız girişimlerde yeknesak bir uygulamanın olmadığı ortaya çıkmıştır. Maliye Bakanlığı nezdinde yapılan girişimlerde ise maalesef bir sonuç alınamamıştır. Konuya olumsuz yaklaşan merciler, tohum hariç fide satışının bir hizmet işlevi olduğunu öne sürerek KDV’nin % 18 olmasını savunmaktadırlar. Oysa, tohum hariç fide üretimi hiçbir zaman bir hizmet işlevi değildir. Çiftçiye fide ile birlikte tohum dışında fidenin bünyesine giren torf, perlit, vermikulit, gübre ve diğer kimyasallar da satılmış olmaktadır. Sonuç olarak tek çözüm, tohumsuz fide satışlarında da, tohumlu fidede olduğu gibi KDV’nin % 8 olmasıdır.

Cevap:
  1. İl Çevre ve Orman Müdürlüğünden Fatura Bilgi Formunun temin edilerek işletmeye ait bilgilerin doldurulması ve Kota -Depozito- Piyasaya Süren Kod No Kutucuğunun işaretlenmesi
  2. Bulunulan ilin İl Çevre ve Orman Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi Banka Hesap Numarasına “500 (Beşyüz)” TL’lik ücretin yatırılması,
  3. Fatura Bilgi Formu ve Banka Dekontunun bir örneğinin, şifre ve kod numarası talebini içeren bir ön yazı ekinde işletmenin bulunduğu ilin İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne gönderilmesi veya teslim edilmesi.
  4. İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından Kullanıcı Kodu ve Şifre bilgilerini içeren resmi yazının işletmeye gönderilmesi,
  5. İşletme tarafından;Kullanıcı Kodu ve Şifre ile http://www.atikambalaj.cevreorman.gov.tr adresine girilerek, piyasaya sürülen ürünlerde kullanılan ve satın alınan ambalaj miktarlarına ait Ek–5 formlarının http://www.atikyonetimi.cevreorman.gov.tr/ambalaj adresindeki “Online Veri Tabanı Programını Kullanırken Dikkat Edilecek Hususlargöz önünde bulundurularak doldurulması ve program üzerinden gönderilmesi,
  6. İşletme tarafından Doldurulan Ek 5 Formlarının Programdan bir çıktısının alınarak bulunduğu ilin İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne bir ön yazı ekinde gönderilmesi veya teslim edilmesi.