Fidebirlik Basın Bildirisi
| Dr. K. Savaş Titiz , Yönetim Kurulu Başkanı |
|

19 Haziran 2011 tarihli Ulusal gazetelerimizin bazısında, Denizli Toptancı Halinde uygulamaya konulan “Kabak karpuz satana 50 bin lira-ağız tadını bozma- cezası verilecek” konusunu ele alan haberler yayınlanmıştır. Birkaç yıldır erkenci karpuzun piyasaya verildiği bu dönemlerde basında benzer sansasyonel haberler çıkmaktadır. Bu vesileyle konuya ilişkin olarak fide sektörünün görüşlerini bir kez daha kamu oyuna duyurmak isterim.
Bilindiği gibi Çukurova, Türkiye’nin en önemli karpuz üretim bölgesidir. Bu bölgede üretilen karpuzun % 80’i aşılı olup, buradaki üretimin % 50’si de İstanbul’a sevkedilmektedir. Bu bölge de, tat sorununun yaşandığı dönemlerde erkenci karpuz yetiştiriciliği yapan en önemli bölgemizdir ve bu dönemde (pazara erken girme çabasıyla) olgunlaşmasını tamamlamadan yapılan hasad, tat sorununu yaratan en önemli faktördür.
Son yıllarda bu olumsuz durumdan mağdur olan İstanbul halindeki birçok komisyoncu bu dönemde karpuz alımını fiyat garantisi ile yapmaya başlamış, buna karşın eğer gelen mal tat sorunu arzeder ise gönderene iade etme sözü almıştır. Tabii tat sorunu olan bu mallar da çoğu kez üretim yerlerine geri dönmemekte, pazar bilgilerimize göre Anadolu’daki daha küçük 3. pazarlara yönlendirilmektedir. İstanbul’da ise bu uygulama sayesinde tat sorunu geçtiğimiz yıllara göre bir hayli azalmış ve sorunun aşılı karpuzdan değil henüz olgunlaşmamış ürünün erken hasadından olduğu gerçeği anlaşılmıştır. Biz fideciler ve bölge tarım teşkilatları, bu konuda çiftçilerin bilinçlendirilmesine çaba harcamaktayız ve bu sorunun da büyük oranda ortadan kalktığını memnuniyetle görmekteyiz.
Üreticilerimizin de çok iyi bildiği gibi, Çukurova’daki karpuz üretim alanlarındaki toprakların dörtte 3’ü birçok toprak kökenli hastalıkla bulaşık durumdadır. Aşılı fide, bu hastalıklara mukavemet sağlamaktadır Aşısız fideye geri dönülmesi halinde, Çukurova’daki üretim alanlarının ancak yüzde 25’inde üretim imkanı bulunabilecektir. Bu durum da fiyatların tüketiciler için kabul edilemeyecek mertebelere çıkmasına neden olacaktır. Bu nedenle aşılı fide kullanımı kaçınılmaz olmaktadır.
|
| Yazının Devamı... |
| Dr. K. Savaş Titiz , Yönetim Kurulu Başkanı |
|

19 Haziran 2011 tarihli Ulusal gazetelerimizin bazısında, Denizli Toptancı Halinde uygulamaya konulan “Kabak karpuz satana 50 bin lira-ağız tadını bozma- cezası verilecek” konusunu ele alan haberler yayınlanmıştır. Birkaç yıldır erkenci karpuzun piyasaya verildiği bu dönemlerde basında benzer sansasyonel haberler çıkmaktadır. Bu vesileyle konuya ilişkin olarak fide sektörünün görüşlerini bir kez daha kamu oyuna duyurmak isterim.
Bilindiği gibi Çukurova, Türkiye’nin en önemli karpuz üretim bölgesidir. Bu bölgede üretilen karpuzun % 80’i aşılı olup, buradaki üretimin % 50’si de İstanbul’a sevkedilmektedir. Bu bölge de, tat sorununun yaşandığı dönemlerde erkenci karpuz yetiştiriciliği yapan en önemli bölgemizdir ve bu dönemde (pazara erken girme çabasıyla) olgunlaşmasını tamamlamadan yapılan hasad, tat sorununu yaratan en önemli faktördür.
Son yıllarda bu olumsuz durumdan mağdur olan İstanbul halindeki birçok komisyoncu bu dönemde karpuz alımını fiyat garantisi ile yapmaya başlamış, buna karşın eğer gelen mal tat sorunu arzeder ise gönderene iade etme sözü almıştır. Tabii tat sorunu olan bu mallar da çoğu kez üretim yerlerine geri dönmemekte, pazar bilgilerimize göre Anadolu’daki daha küçük 3. pazarlara yönlendirilmektedir. İstanbul’da ise bu uygulama sayesinde tat sorunu geçtiğimiz yıllara göre bir hayli azalmış ve sorunun aşılı karpuzdan değil henüz olgunlaşmamış ürünün erken hasadından olduğu gerçeği anlaşılmıştır. Biz fideciler ve bölge tarım teşkilatları, bu konuda çiftçilerin bilinçlendirilmesine çaba harcamaktayız ve bu sorunun da büyük oranda ortadan kalktığını memnuniyetle görmekteyiz.
Üreticilerimizin de çok iyi bildiği gibi, Çukurova’daki karpuz üretim alanlarındaki toprakların dörtte 3’ü birçok toprak kökenli hastalıkla bulaşık durumdadır. Aşılı fide, bu hastalıklara mukavemet sağlamaktadır Aşısız fideye geri dönülmesi halinde, Çukurova’daki üretim alanlarının ancak yüzde 25’inde üretim imkanı bulunabilecektir. Bu durum da fiyatların tüketiciler için kabul edilemeyecek mertebelere çıkmasına neden olacaktır. Bu nedenle aşılı fide kullanımı kaçınılmaz olmaktadır.
|
| Yazının Devamı... |
|